ÇOK yakından tanımam Alparslan Seymen’i…
Ara sıra “merhaba” deyip “CHP nasıl gidiyor?” sorusunu sorduğumda hep bildik cevabı verir:
- Büyüklerimiz bilir…
Öyle ki, imkansızdır bir gazeteci için Seymen’in ağzından iki cümle laf almak…
Söylemez…
O yüzden tuhaf gelir; bir insanın bu kadar gündemin gerisinde olup, bu kadar konuşulması…
***
Seymen… CHP’nin en çok konuşulan ismidir.
Ve de kafalarda şöyle canlanır Seymen;
Akşamları partililerle bir araya gelen, delege listelerini belirleyen, başkan adaylarını seçen…
Adeta bir “patron”…
Cep telefonundan arayıp dedim ki Seymen’e:
- Ağabey sana CHP’nin patronu diyorlar…
Cevap geldi:
- Ben sadece partisi için mücadele eden resmi bir CHP üyesiyim. Tek amacım partinin doğru insanlarla yürüyüp başarıya ulaşması. CHP’nin başarısı için her şeyi yaparım. Ayrıca patronluk yakıştırmasını kabul etmem. Ben CHP’nin askeriyim. Üzerime düşeni yapmaya çalışırım.
***
Bir CHP’li “Alparslan Seymen il başkanlığını düşünüyor” demişti. Bunu Seymen’e ilettim ve Süleyman Demirel gibi bir yanıt verdi bana:
- Verdiler de almadık mı?
Bu esprili yanıtın ardından şöyle devam etti:
- Siyaset yapıyoruz. Herkesin hasretleri, beklentileri var. Arzuların sınırı hiçbir zaman bitmez. Önemli olan bu hasretleri, beklentileri kontrol etmektir. Kişisel beklentileri partinin üzerine çıkarmamaktır. CHP’de il başkanlığı çok önemli bir mevkidir. Alparslan Seymen’de her partili gibi il başkanlığını ister.
Lafını bölüp “Bu yönde ciddi bir çalışmanız var mı?” diye sordum.
Cevabı “hayır” oldu, “Bu yönde bir çalışmam yok.”
- Yani, taban isterse aday olursunuz, dedim Seymen’e…
- Ben bu lafı pek sevmem. Yani taban “Seymen kendini denize at” dese denize mi atlayacağım?
Devam ettim:
- Peki il başkan adaylığınız için şartlar nasıl oluşur?
- Kendimi hazır hissettiğimde aday olurum. Siyasette dün ve ayrın yoktur. Siyasette her şey o andır. O an geldiğinin de gerekeni yaparım.
***
Seymen’le bu kadar konuşabildik…
Ve de yazdıklarımdan “Seymen il başkan adaylığını düşünüyor” şeklinde bir yorum çıkartmak, pekte “abartı” olmaz herhalde…
Tabi ki bekleyip göreceğiz…
30 Ocak’ta İzmit İlçe Kongresi’nin sonucu, önümüze daha net bir fotoğraf koyacak…
……………………….
CHP ile ilgili yazılar üzerine
SEFA Sözer’le ilgili aylar önce yazdığım, “Sözer Hazer’le çalışmalı. Buna karşılık Hazer ‘yok’ derse, işte o zaman adaylığı düşünmeli” şeklindeki yazımın ardından Sözer, “Adaylığı düşünüyordum. Bu yazının ardından daha fazla düşünmeye başladım. Bana güç verdi” demişti…
Geçtiğimiz günlerde İzmit İlçe Başkan adaylığının düşünen İsmail Erenkaya için yazdığım, “Erenkaya aday olursa Özcan’ın şansı artar. Bu yüzden Hazer lehine çekilmeyi düşünmelidir” şeklindeki yazımın ardından Erenkaya, “Yazdığın çok doğru” deyip çekilme düşüncesinin olduğunu belirtmişti…
Şu bilinmelidir ki ben, CHP’nin iç meselelerine burnumu sokup, birilerini etkilemeye çalışmıyorum.
Ve de güzel olan, CHP’de tabandan tabana birçok isimde böyle düşünüyor.
Yazılarımın “tarafsız” ve “iyi niyetli” olduğuna inanıp kulak veriyor.
Bu benim için gurur kaynağı…
………………………………
Fevzi Canbaz başarısız mıdır?
DP Körfez’de Veli Yıldız’ın görevden alınıp yerine Fevzi Canbaz’ın atanmasını ben de doğru bulmadım.
Fakat doğru bulmadığım bir nokta da… 2004 ve 2009’de Körfez Belediye Başkanlığı'nı kaybetti diye Canbaz’ın yerden yere vurulması, başarısız ilan edilmesi…
Yahu biraz insaf…
Adam her iki seçimde de yerlerde sürünen DP’nin oyunu yüzde 20’lere taşıdı.
DP’yi Körfez’de alternatif yaptı.
Türkiye’de 81 il, 800 küsur ilçe, 2.000 küsur belde var…
Soruyorum Canbaz’ı eleştirenlere…
DP bu 3 binin üzerinde yerleşim biriminin kaçında Canbaz’ın aldığı oyu aldı?
Biraz insaf…
Biraz hakkaniyet…