KÖTÜ başlamıştık oyuna, Altay daha 1. dakikadan itibaren baskı kurdu. Öncelikle kadrodan başlayalım eleştiriye. Metin’in yerine Fevzi vardı kalede. Sanırım uzun boy avantajını düşündü hoca, ancak Fevzi altı pas üzerindeki hava toplarında bile kale çizgisinden ayrılmadı. Çıktığı toplarda da el avantajını kullansa bile rakibe kafayı vurdurdu. Yediğimiz ilk gol Şehmuz’un Fevzi’nin önünde vurduğu kafa golünden geldi. Metin’in yan toplardaki başarısı Fevzi’den daha iyi. Yan topu zayıf olan Fevzi; karşı karşıya pozisyonlarda da başarısızdı. Yediğimiz ikinci golde, Burak; Cem Sinan’ın sıkıştırması ile topu ayağından açınca Fevzi açılmada geç kaldı ve top bacak arasından geçerek gol oldu.
Geri dörtlü'de sol bek sendromu yaşandı. Önce Suma’yla başladık, savunma özelliği hiç olmayan bu futbolcu yol geçen hanı olunca önce Murat Hocaoğlu, daha sonra da Ercan Ağaçe ile savunmaya çalıştık. Koskoca takımda bir sol bek bulamıyoruz, orta sahadan “Çakma” sol bek üretiyoruz. Bence Suma santrafor arkası daha faydalı. Orta sahada bir Levent vardı biraz ne yaptığını bilen. Ercan ne yaptığını bilmeden koşturup durdu. Ne bir olumlu top kullandı, ne de savunmada başarılıydı. Murat, topla oyunda biraz katkısı olsa da savunmada hemen hiç yoktu, az koştu çabuk yoruldu. Erhan da sıradan bir orta saha oyuncusuydu. 65. dakikada 2 futbolcunun ısındığını görünce değişikliğin birini sarı kartı da bulunan ve hiçbir faydası olmayan Ercan için kullanılacağını sandım. Hoca burada da yanlış yaptı ve takımın eksik kalmasına neden oldu.
Hele son değişikliği hiç anlayamadım. 76. dakikada 3-2 mağlup düşmüş bir takımın hocası; Serdar’ın kırmızı kart görmesinden sonra risk alması gerekirdi. Savunmadan bir futbolcu alıp forvet hattına takviye yapması gerekirken, Ali Cansun’u (ki takımın forvetteki ayakta kalan tek futbolcusu ve gol ümidi) çıkarıp Ali Bayraktar’ı oyuna alıyorsun. Üstelik 5-6 kişilik Altay savunması arasında kalmış Suma ve Ali Bayraktar’a kaleciden uzun toplarla hücuma kalkıyorsun.
Hakem; evet 4*4’lük bir maç yönetmedi, hataları da oldu ancak mağlubiyeti hakeme yıkmak da hiç kusura bakmayın hedef saptırmak olur. Yukarıda saydığımız yanlışlara iki kırmızı kart da eklenince sonuç sürpriz olmadı. Eğer kırmızı kartlar için hakeme saldıracaksak önce kaptan Serdar ve Ercan Ağaçe’ye saldırmak gerekir. Tamam; ani atakta bir taktik faul gerekir, ancak sarı kartı olan bir futbolcunun bu müdahaleyi yapması dünyanın neresinde olursa olsun ikinci sarı kartı da getirir. Hele Serdar’ın yaptığı resmen “İHANET” tir. İlk sarı kartı göstere göstere aldı kaptan(!) hakemin ısrarla ikazına rağmen yan hakeme itirazı “Bana sarı kart göster” den başka bir şey değildi. Hele hele taç kararından sonra topu yere vurması ise tek kelime ile “BENİ AT” tır. Bunu takım 10 kişi iken ve skor henüz eşitken yapmak da “İHANET’İN DANİSKASI” dır.
Sevgi ve muhabbetle kalın.