GEÇEN genel kuruldan sonra KASKF’a delege olmayacağımı ve de KASKF hakkında hiçbir yorum yapmayacağımı söylemiştim. Turan Turan’la girdiğimiz “YALAKA” muhabbetinden sonra fatura bana kesilmiş, “Ortamı germek” gibi ağır bir ithamla suçlanmıştım. Oysa ki bana sataşan, söz aldığında ilk olarak; “Adem Yiğit nerede? Onu bu kürsüde görmek istiyorum” diye sataşan oydu. Bir ay önce “Erdal Baykara’yı destekliyorum, Murat’la işim olmaz deyip, seçim günü Murat Aydın’ın üst kurul delegesi olan da oydu. Bu güne kadar ne bir yorum yaptım, ne de delege oldum.
Bu gün bu satırları yazmayı da düşünmüyordum. Ancak, seçimler centilmenlik sınırları dışına çıkınca ben de yazma sorumluluğumu hissettim.
Önce, Nurettin Arıcan’ın Bünyamin Akman’ı kast ederek söylediği iddia edilen; “Bizim listemizde bir ayağı tabutta kimse yok!” sözü “Eğer söylenmişse” çok ayıp. Belki; “Bizim ekibimiz gençlerden oluşuyor” türünden bir çıkış normal karşılanabilirdi. Bünyamin Akman ağabeyim Kocaeli Amatörünün bir “Çınar”ıdır. Keşke her listede adı olsa. O çınarın gölgesindeki Çenesuyu İ.Y. 3. lig’in kenarından döndü. Başımın üzerinde yerin var Bünyamin ağabey!
Aslında seviyeli başlamıştı yarış. Otel Altınnal’daki adaylık açıklamasında sadece projelerini açıklamıştı Eyüp Çakal. Daha sonra iki toplantısına daha katıldım. İlki Körfez takımları ile yapılan toplantıydı ve Eyüp Çakal yine sadece projelerinden bahsedip, bu bölgenin adayı olarak da tam destek istemişti katılımcılardan. Sanıyorum ip Derbent’teki toplantıdan sonra koptu. Bu toplantıda hazır bulunan Hasan Cebeci ve de özellikle Osman Ertuğ asla misafirperver davranmadılar. Osman Ertuğ o toplantıyı sabote edebilmek için her türlü provokasyonu denedi. Başkan adayı Eyüp Çakal’in küfür’den yediği cezayı çıkarıp gösterdi. Tamam! Küfre karşıyız, sahalardan uzak tutmak için her şeyi yapmalıyız. Ancak; bunu kıstas yaparsak KASKF’a ne başkan adayı, ne de yönetim kurulu adayı bulabiliriz. Hemen hepimizin sinirlerimize sahip olamadığımız zamanlarımız olabiliyor. Bunu ölçü kabul ediyorsa hemen yanı başındaki Hasan Cebeci’ye baksın. Ayrıca bu hassasiyetini “Yüz kızartıcı suçtan ceza alan Muammer Hazer’in; “Murat Aydın’a destek” açıklamasında, “Senin desteğinle kazanmaktansa, kaybetmeye razıyım” diyerek gösterebilmeliydi. Bana; “Sen merkez takımısın burada ne işin var, yönetim kuruluna aday mısın?” gibi saçma ve nezaket kurallarını aşan bir soru sordu. Davet aldım, bir kulüp yöneticisi olarak başkan adayının projelerini bir de Derbent toplantısında dinlemek istedim. Bu arada uzun zamandır görmediğim bölgedeki dostlarımı görmek için bu davete katıldım. Yanlış neredeydi sayın Ertuğ? Hele ki başkan adayına; benim de içinde bulunduğum 5-6 ismi sıralayıp, listesine alıp almayacağını sorması ayıptan da öte hakaretti.
Eyüp Çakal’ın Ertuğ’un bu oyununa gelmemesi lazımdı. Aslında; “Bizim provokasyonlara verilecek cevabımız yok, biz buraya projelerimizi anlatmaya geldik.” demesini beklerdim. Aslında güzel projeleri vardı;
- Sağlık için Sağlık Meslek Y.O. ile görüşülmüş, son iki sınıfın öğrencilerinin stajlarının bu hizmetle yapılması sağlanacak. Bu öğrenciler hem ihtiyacı olduğu için “Paraya” gelecek, hem de stajlarına sayılacağı için kaçamayacaklar. Sonuçta sınıfta kalmak da var. Böylece Hasan Cebeci’nin “Sağlık memurlarını tutamıyoruz” söyleminin anlamı da kalmayacak.
- Kocaeli’de de tüm Türkiye gibi müsabakalar hafta sonları yapılmakta. KASKF ise o günlerde kapalı tutulmaktadır. Yönetim kurullarında 20’nin üzerinde üye var. Bu üyeler birer hafta nöbetleşe yarım gün KASKF’ı açık tutabilirler, herhangi bir olumsuzlukta kulüpler muhatap bulabilirler.
- Eyüp Çakal’ın şahsi ilişkileri UEFA’da edindiği dostluklar sonucu Kocaeli’yi pilot bölge yapıp, “Tesis manyağı” yapabilir.
- Gerek Körfez Belediyesi'nin desteği ve gerekse Erdal Selimoğlu, Nurettin Arıcan gibi Büyük Şehir Bld. ile ilişkileri olan destekçileri ile deplasmanlara araç temin edebilir.
- Bulacağı sponsorlarla da gerek M.A.Kağıtçı ve gerekse de Avni Kalkavan statlarındaki alınan elektrik paralarını önleyebilir.
Bu arada da eski yönetimin bazı zaaflarını da ortaya koyabilirdi. Örneğin;Yönetim Kurulu üyesi Şenol Çiçek’in firması ile yaptığı sponsorluk anlaşmasının sonuçlarının neden kamuoyu ile paylaşılmadığı, geçen genel kurulda her kulübe 2 bin TL. dolayında sponsorluk geliri temin edileceği vaat edilmişti, sonuç alındı mı?
Şeffaflık vaadine rağmen bu güne kadar neden blançoların açıklanmadığı, Futbol il temsilcisinin neden istifa ettirildiği (kimse kendi istifa etti, dilekçesi var demesin. Baykal da kendi istifa etti, isteyerek mi?) gibi sorulara açıklık getirmesini isteyebilirdi. Bu da “Belden altına vurmak” anlamına gelmezdi.
Sevgi ve muhabbetle kalın.