SON günlerde sık sık yapılan Musanpark tartışmalarına hiç girmeyi düşünmüyordum.
Bu konuyu araştıran, ayrıntılı olarak inceleyen ve gündeme getiren arkadaşları takip ediyor, olayın Kocaelispor’un menfaatleri doğrultusunda şekillenmesi konusunda da dost meclislerinde görüş beyan ediyordum.
Ancak kafama takılan bir konuyu hep okuyucularımız ile paylaşmak istemişimdir.
Ve bu konuda bardağı taşıran son damlayı sizlere de aktarmak istiyorum.
Ben haftada en az üç kez özel aracımla şehir merkezine girerim.
Ve sırf param Kocaelispor’a nasip olsun diye, aracımı özel otoparka değil, yol kenarlarına park ederim…
Son olarak park ettiğimde, bir saatlik park karşılığı benden 2,75 TL talep edildi.
Ve 2,5 saat sonra döndüğümde, 4,75 TL ek ücret daha istendi.
Yani toplam 7,5 TL.
Ve 2,5 saatlik park karşılığı alınan bu paranın ne kadarının Kocaelispor’a gittiğini sorduğumda verilen tutarsız cevabı da eklersek…,
Kocaeli’de hiçbir yerde bu kadar süre için bu kadar ücret talep edilmez.
Ve bu paranın Kocaelispor’a gitmesi karşılığında 7,5 değil, 10 TL de vermeye razıyım ama…2,5 TL sinin bile Kocaelispor’a gitmediğine adım gibi eminim.
Bu bir soygundur!...
Varsa aksini iddia eden, çıksın açıklasın.
Bundan sonra Musanpark sözleşmesi tartışmalarında ben de varım.
---- -----------
Futbol mu, boks maçı mı?
SÜPER Amatör ligler tamamlandı.
Tamamlandı tamamlanmasına ama, kamuoyuna ne şampiyon olan takımlar, ne küme düşenler değil, maç sonlarında yapılan kavgalar damgasını vurdu…
Bu maçları ayrı ayrı bir de buradan ifade etmek istemiyorum ama…
Üzüntüden tüylerimin ürperdiğini belirtmeliyim...
Buradan futbolcu kardeşlerime ne diyeceğimi bilememekle beraber…
Toplum olarak neden bu kadar saldırganlaştığımızı…
Ve yenilgiye, küme düşmeye ya da şampiyonluğu kaçırma tahammülsüzlüğümüzü sorgulamak istiyorum…
Yıllarca amatör futbol oynadım, uzun yıllar da iki ayrı takımda yöneticilik yaptım…
Yani bu havayı iyi bilmekle beraber…
İki çift söz söyleyip konuyu kapatmak istiyorum…
Çıplak gözle seyrettiğim olsun, gidemediğim maçlarda olsun…
Çıkan olayları yöneticiler ve teknik heyet ne kadar yatıştırmaya çalışırsa çalışsın…,
Önce kendilerinin birileri tarafından yatıştırılması gereğine inanıyorum…
Acaba onlar futbolcuları bu kadar aşırı motive etmemiş…
Yenmek kadar yenilmenin de olduğunu…
Ne küme düşmenin, ne de şampiyonluğu kaçırmanın dünyanın sonu olmadığını…
Futbolun bir oyun ve kazanmak kadar kaybetmenin de bir şeref olduğunu sürekli ifade etmiş olsalardı…
Bu kadar olay yaşanır mıydı?...
Bunu açık yüreklilik ile belirtmek istiyorum…
Elbette kazanmak isteyecek, takımlarından başarı bekleyecekler…
Hakları da…
Ancak yenilgi halinde de galip geleni tebrik etmenin de bir erdem olduğu unutulmamalı…
Ve bu konuda da futbolculara gereken motivasyon verilmelidir…
Özellikle de büyükler tarafından…