KÜÇÜK ama bir o kadar da kozmopolit bir şehirdir İzmit.
İnsanın her an herkesle karşılaşması, eski dostları ile bir araya gelebilmesi, her an her kesimden insan ile yüz yüze bakması da mümkündür.
Dedim ya, coğrafi olarak küçük olmasına rağmen hem nüfusu bu yapıya göre biraz fazla, hem de herkesin her yerde karşılaşabilme olasılığı da yüksektir.
Kozmopolit olması, fazla miktarda göç alması, bu göçün en önemli nedeninin de bir sanayi şehri olmasından kaynaklanır.
Hal böyle olunca da, doğal olarak “her konuda bilgi sahibi” olanların sayıları da fazlalaşır.
Ama her konuda.
Oysa işi erbabına bırakmak, yorum yapılacak konu hakkında o konuyu bilen insanların bilgisinden faydalanmak daha önemli olmalıdır.
Konumuz spor ise, sporla ilgilenenlerin yorum yapması daha mantıklı bir davranıştır.
Kocaelispor ile ilgili bir mesaj vermeden önce, başta “ben futboldan anlamam ama” sözünü son günlerde daha çok işitir olduk.
Ve hastayı tedavi etmek için en doğru doktoru bulmak yerine, hem tedavi etmeye, hem de reçete yazmaya meraklı olanların sayısının da arttığına şahit olduk.
Bu bir bakıma Kocaelispor sevgisi ile de örtüştürülebilir.
Ben ise bu konuda biraz temkinli düşünüyorum.
Kocaelispor sevgisi mi, yoksa başka hesapların servisi mi diye.
Ben her şeyi bilirim mantığı mı?
Yoksa ortalığı daha da bulandırıp, gündemde kalmanın taktiği mi?
Hadi canım sende!...
Çenesuyu Plajyolu Tesisleri'nde koku var
Geçtiğimiz haftalarda, Çenesuyu Plajyoluspor’da futbol oynayan eski arkadaşlar ile haftada bir kez bir araya geldiğimizi ifade etmiştim.
Ve tesislerde çift kale maç yaparak hem tekrar kaynaşma, hem de formumuzu korumak için yaptığımız organizasyon hakkında yorum yapmıştım.
Bu hafta ki buluşmamızda yine çift kale maça başlamıştık ki, bir anda anlayamadığımız koku ile nefes almakta zorlanmaya başladık.
Bunun ne olduğunu kulüp idarecilerine sorduğumuzda ise, aldığımız cevap oldukça ilginçti.
Tesislere yakın olan klor fabrikasının zaman zaman atmosfere böyle salgılar saldığını ve bunun her tekrarında hem idman yapan futbolcuların, hem de resmi maçları olan miniklerin etkilendiğini söylediler.
Biz bile etkilendikten sonra minikler nasıl etkilenmez ki?
Bu konuyu başkan Halil Çolak’a da sorduğumda, ondan da aynı cevabı alınca önemine binaen köşeme taşımaya karar verdim.
Bu, ciddi bir konudur.
Buradan fabrika yöneticilerine bir çağrı yapmak istiyorum.
Lütfen amacı sadece spor yapmak olan başta minik futbolcular olmak üzere tüm sporcuların sağlığı hakkında duyarlı davranın.
Ve bu konuya kalıcı bir çözüm bulun.
Bulacağınıza da inanıyorum.