GEÇTİĞİMİZ günlerde TÜPRAŞ–ÇOLAKOĞLU MERMER Olgunlar futbol maçını seyretmeye gittim.
Aslında sadece adı “Olgunlar Ligi” olan bu turnuvayı ferdi olarak protesto etsem de, bir kez de olsa kendimi tutamadım.
Tüpraş’ta çalıştığım ve oynayan futbolcu kardeşlerim ve sevgili Şaban Esen ile olan yakın ilişkilerime Çenesuyu Plajyoluspor Başkanı Halil Çolak’ın kurduğu Çolakoğlu Mermer takımı da eklenince, bu zevkli geçeceğini tahmin ettiğim maçı kaçırmak istemedim.
32 takımlı KOÇ Turnuvası'nda şampiyon olan ve hepimizi sevindiren Tüpraş ile dişli bir takım olan Çolakoğlu Mermer maçı, gerçekten zevkli ve izleyicilerin hiç sıkılmadığı kıran kırana bir maç oldu.
Sonuçta 2-2 bitmesine rağmen Tüpraş’ın iyi kadrosu ile en azından final oynayacağına inanıyorum.
Ancak benim ifade etmek istediğim mesele sadece bu değil.
Olgunlar Ligi adı altında böyle güzel bir turnuvaya imza atan organizatörlerin hangi mantık ile bu turnuvaya bu ismi verdiklerini anlamış değilim.
İlk gündeme geldiği günlerde sorup öğrenerek bir anlam veremediğim bu turnuva, “otuz yaş ve üstü” herkesin katılabileceği bir organizasyon.
Ve 45-50 yaşlarında eski futbolcular ile otuzlu yaşlarda olan ve halen faal futbolcuların katılabileceği bir garip mantığın ifadesi.
İşte bu orantısız gücün ve farklı kulvarların karşı karşıya gelebileceği tamamen “Sözde” bir olgunlar ligi.
Böyle olgunlar ligi olmaz.
Yanlış anlaşılmasın sakın. Böyle turnuva olmaz demiyorum.
Bu turnuvanın adı, Olgunlar Ligi olmaz.
Olamaz.
Ne kadar ilgi çekerse çeksin, ne kadar seyirci toplarsa toplasın, bu mantığa itiraz etmeye ve maçlara gitmemeye devam edeceğim.
Bu konuda kendime koymuş olduğum yasağı, sadece Tüpraş’ın final oynaması halinde deleceğimi belirtmek istiyorum.
Umarım bu işin planlayıcı ve uygulayıcıları, en azından önümüzde ki yıl bu yanlışlarından dönerler...