Millet olarak oldukça moralsiz olduğumuz bugünlerde gönlümüze su serpen olayı belirtmeden geçmeyi istemedim.
Profesyonel bokstaki temsilcimiz Selçuk Aydın, önceki gün Abdi İpekçi’de Romen Lonut Dan Lon’u sayı ile devirerek Dünya boks konseyi (WBC) Velter Siklette gümüş kemerin sahibi oldu.
On iki raunt boyunca bizi yerimizden hop oturtup hop kaldıran boksörümüz, zaman zaman zor durumlara da düşmesine rağmen maçı sayı ile kazanmasını bildi.
Özellikle ilk rauntta rakibini devirip saydıran, beşinci raunta kadar da maçı sürekli önde götüren Selçuk Aydın, sonra ki rauntlarda üstünlüğünü korumakta zorlansa da, kontrolü hiç elden bırakmayarak kalitesini de göstermiş oldu.
Selçuk Aydın’ı yürekten kutluyor, Şampiyonluk yolunda da başarılar diliyorum.
Beni duygulandıran tarafı ise, maçın sonucunda oldukça duygusal bir konuşma yapan, ve galibiyeti İskenderun’da şehit olan Mehmetçiklere ve İsrail tarafından katledilen vatandaşlarımıza yapması olmuştur.
Her fırsatta memleketine ve milletine olan bağlılığını sürekli dile getiren ve bu konuda ki hassasiyetinin altını çizen bu “altın” çocuğumuz, bir kez daha gönüllerimizi fethetmesini de bildi.
Hem galibiyeti, hem de maç sonunda ki sözleri ile.
Bir kez daha tebrik ediyorum.
Özellikle bu günlerde böyle bir mutluluğa ihtiyacımız vardı.
Yolun açık olsun Selçuk Aydın.
Gönlümüz her zaman seninle…
Şehitlerimizin ardından
Millet olarak moralimizin bozuk olduğunu ifade etmiştim.
İskenderun’da tam beş fidanımızı kanlı terör örgütüne kurban verdik.
Dokuz barış gönüllümüz, eli kanlı İsrail tarafından katledildi.
Nerede ise, her gün gelen şehit haberlerine alışır olduk.
İşte en çok bundan korkuyorum.
***
Çok değil, bundan birkaç yıl önce sadece iki askeri kaçırıldığı için dünyayı üçüncü dünya savaşının eşiğine getiren İsrail’i düşünüyorum da.
İnsan hayatının değerini kıyaslayarak gözyaşlarımı içime akıtıyorum.
Ve bu iki olayın aynı güne denk gelmesinin tesadüf olup olmadığı konusunda da kafa yorup duruyorum.
Ne kadar kafa yorsam da, emin olduğum bir şey var ki…
Yüz yıllardır bize her fırsatta bel altından vurmaya çalışan “kirli eller”, bugün dört koldan üstümüze oyunlar oynamaya devam ediyorlar…
Öyle görünüyor ki, devam da edecekler.
***
Kısa vadede benim tek beklentim ise, “one minute” nin arkasını bir türlü doldurmayan ve bu olayı sadece “iç siyasette” kullanan mevcut hükümetin, bundan sonra atması gereken adımları atması olacaktır…
Ve beni de duygulandıran bir konuşma ile alınacak tedbirler konusunda resmen gürleyen “Başbakanımız’ın” içimizi ferahlatacak uygulamaları olacaktır.
Kendi açımdan, artık tek bir şehit haberine bile tahammül edebilecek durumda değilim.
Hele İsrail’in küstah tavırlarını içime hiç sindiremiyorum.
Buradan şehitlerimiz ve katledilen vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına da başsağlığı dilerken…,
“Büyük Bir Ülkenin” yapması gerekenleri beklemeye de devam ediyorum…