Nerede olursan ol,
İçeride , dışarıda , derste , sırada
Yürü üstüne – üstüne , fırsatçının , fesatçının , hayının…
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Tırnak ile,
Diş ile,
Umut ile,Sevda ile,Düş ile
Dayan rüsva etme beni
Ahmet Arif
Tekel işçilerinin haklarını almak için yaptıkları direnişi desteklemek için Türkiye genelinde emekçiler ayağa kalktı.Yurdumuzun birçok ilinde hayat kilitlenirken özellikle İzmir emekçileri Tekel İşçilerini desteklemek için hayatı durdurdular. İzmir'de ki Belediye-İş şubelerini kutluyorum alkışlıyorum. Yetmiş binin üzerinde emekçiler Tekel İşçilerini destekleyerek AKP’nin özelleştirme politikalarına zam politikalarına krizin emekçilerin sırtından kapatılması politikasına karşı çıktılar.
Kürt,Türk,Alevi,Sünni demeden kardeşliğin, dayanışmanın, emekçilere dayatılan zam zulüm politikalarına karşıtlar. Tek bir yürek, tek bir yumruk olan emekçiler özelleştirmeye hayır dediler.Zonguldak maden işçileri ocaklara inmedi.İzmir belediye otobüs işçileri araçlarına binmedi.Başbakanın “Bizi millet iktidara getirdi.Tekel işçileri iktidara getirmedi.” Diyerek Tekel İşçilerine kafa tutarak Başbakanın deyimiyle millet sokaklarda Tekel İşçilerini destekledi.Sayın Başbakan sizin millet kavramınızda Tekel işçileri yok, işçiler yok , doktorlar yok , eczacılar yok, bakkallar yok, işsizler yok.Anlaşılan sizin millet kavramınız bankerler, borsacılar, bankacılar , holding sahipleri yani bu toplumun asalakları oluşturmaktadır.
Tekel işçilerini destek mitingleri egemen medyada hemen ,hemen yer almadı.Tekel işçilerine kendi medyalarına yer vermeyen gazeteler, televizyonlar günü Baykal ve Cübbeli Ahmet Hoca’nın aralarında geçen sıcacık muhabbete ayırdılar. Egemen sınıfın medya ve televizyonlarında burjuva partilerince oluşturulan kim peygamber, kim değil tartışmaları, GATA’ya nasıl girilir tartışmaları ve vekillerin birbirlerini kendi odalarında basma tartışmaları yer aldı TBMM’de işsizlerin sorunu, konut sorunu, sağlık sorunu ve Tekel işçilerinin sorunu yok sayılırken izleyenleri utandıracak maganda vari salvolarla
Türkiye halkını oyalamaya çalıştılar.
Oysa hükümet yeni aldığı bir kararname ile 36.000 işçiyi 4C’li etmek için büyük bir adım atıyordu.Yani mevcut 20.000 Tekel işçisinin yanına 36.000 işçiyi daha gönderiyordu. Emekçilerin örgütlü olması din,dil,ırk ayrımı yapmaksızın hareket etmeleri , Türkiye işçilerinin hak alma yolunda birleşmeleri , burjuva temsilcilerini oldukça rahatsız etti. Tekel işçilerinin kararlı tavırları başbakanı çileden çıkarırken, burjuva medyasını, Baykal'la Cübbeli arasındaki tartışmaya yer vermek zorunda bıraktı. Her olayda gözyaşı dökmekle bildiğimiz Bülent Arınç ’ın altında 10 derece soğukta 53 gündür Ankara’da direnmekte olan Tekel İşçileri için bir damla göz yaşı dökmedi. Başbakanın kalfası olduğu söylenen Bülent Arınç işi kabadayılığa vurup beğenmediği vekillerin odalarını basarken gündemi değiştirebilmek için üstüne düşen rolü oynuyordu. Aynı saatlerde Tekel İşçileri ülkemizde yaşanan açlığı, işsizliği, yoksulluğu dile getirerek AKP’nin politikalarını reddediyordu.
Kuşkusuz Tekel İşçilerinin direnişi bir devrimin habercisi değil, Paris Komü
nü de değil. Sadece Türkiye halkının uyanmasında önemli bir rol oynuyorlar.İşçiler açısından şimdi yapılması gereken şey sendika yönetimlerini işçilere vermektir. Yani başlıktaki gibi işçiler sendika yönetimine , sarı sendikacılar çöp sepetine.