LASTİK-İŞ Sendikası Genel Başkanı Abdullah Karacan, Genel Sekreter Nuri Serim, Kocaeli Şube Başkanı İsmail Kandaz ve şube yöneticilerinin katılımıyla bir basın toplantısı düzenledi. Karacan ağırlıklı olarak toplu sözleşme süreci ve bir yerel gazetede kendisi ile ilgili çıkan haberleri gündeme getirdi. Türkiye’de “eşit işe eşit ücret” ilkesini hayata geçiren tek sendika olduklarının altını çizen Karacan, “Lastik-İş, 60 yıllık geçmişinde nasıl mücadele etmişse, bugün de aynı mücadeleyi sergiliyor” dedi. 4 bin işçiyi ilgilendiren toplu sözleşmede yalnızca parasal konuların olduğu son maddelerin kaldığını ifade ederek, “İşveren, eşit işe eşit ücret ilkesine son vererek, işe giriş ücretinin belirlenmesine yönelik bir çalışma içinde. Bizler, işçinin beklentileri neyse, o düzeyde hareket edeceğiz. Eşit işe eşit ücret konusunda zaman zaman baskı gelmektedir. Biz taviz vermeyeceğiz, gerekirse greve gideceğiz. Bu noktadaki tavrımız bilinmelidir” dedi.
KİŞİSEL BEKLENTİLERİ VAR
Genel Sekreter Nuri Serim’le arasının açık olduğu ile ilgili çıkan haberi de yorumlayan Karacan, “Bu gazetenin niteliği sendikamız tarafından biliniyor. Bu nedenle cevap vermek istemiyoruz. Fakat sözleşme sürecinde olduğumuz için kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesini istemiyoruz. Tabi ki eleştiri olmalıdır. Fakat eleştiri, elektronik postadan gelenleri olduğu gibi gazeteye koymak değildir. Bu şık değil. Ama bu tür haberlerin nedeni, o kişinin kişisel beklentilerine cevap vermediğimizden kaynaklanıyor. Haberde yazdığı gibi Nuri Serim sadece sağ kolum değil, ayrıca sol kolumdur. Erol Baştürk’ün yönetimden istifa ettiği yazılıyor. Kendisi ailevi sorunları nedeniyle affını istemiştir. O gönlümüzde sendikacılığını devam ettirecektir” dedi.
CAHİL SOKAK GAZETECİSİ
Gazetenin saldırılarının Lastik-İş’e değil, 4 bin işçiye olduğunu belirten Karacan, “Baraj sorunumuz olduğu söyleniyor. Bu bana değil, 4 bin işçiye yapılan saldırıdır. O da bir elektronik posta haberidir. Böyle bir şey olsa bile, biz gazeteci işverenin sözcüsü olabilir mi? Basının emekten yana olması gerek değil mi? Biz, konfederasyona bağlı sendikalar arasında en yüksek orana sahip sendikayız. Bizim yüzde 18 oranımız Sanayi Bakanlığı’nca tespit edilmiştir. Beyni olan bir adam, elektronik postalara bakarak değil, araştırarak haber yapar. Söz konusu olan, bu oran konusundaki antidemokratik yapıdır. Bugün üyesi olup barajı aşamayan sendikalar var. Demokrat bir gazeteci bunları gündeme getirir. Ama onun yaptığı cahillik, sokak gazeteciliğidir” dedi.
KÜFÜRLE KARŞILIK
Konu hakkında görüş bildirmeye devam eden Karacan, “Yetkisi olmayan, oranı geçemeyen bir sendika grev yapabilir mi? Bir gazeteci bunları bilmez mi? Ama ne yazık ki sinir harbi içerisinde olduğu için bunları düşünemiyor. Benim için küfür edecek yazıyor. İzmit’te çok küfür yediği adam vardır tabiî ki. Ayrıca, ben küfür edene, küfür ederek karşılık veririm. Bunu herkes çok iyi bilsin” Daha sonra konuşan Nuri Serim ise, “25 yıldır Karacan’la beraberiz. Onunla sendikacılım yapmaktan gurur duyuyorum. Biz dimdik ayaktayız. Çıkar çevrelerinin gücü, bizi birbirimize düşürmeye yetmez” dedi. Erol Baştürk de, “Aramızda hiçbir sıkıntı yok. Her zaman Karacan’ın yanında olacağım” dedi.