SAADET Partisi Körfez İlçe Başkanı Recep Sarıdoğan, partisinin haftalık yönetim kurulu toplantısında, Cumhuriyet Halk Partisi'ne, laiklik duyarlılıkları üzerinden ciddi eleştirilerde bulundu.
Sarıdoğan şöyle diyordu: “Geçenlerde CHP'nin bir kongresine iştirak ettik. Gerçekten ülkemizin sorunlarını çözebilecek bir siyasi hareket olmadıklarını bir kez daha gördük. Hala laiklik elden gidiyor düşüncesiyle hareket ediyorlar. Ülke elden gidiyor; laiklik gitse ne olur? Laiklik dediğiniz şey yenilir, içilir bir şey midir? Bir tarif edin. Laiklik dediğiniz şey din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması değil midir? Devlet dine müdahale ediyor. Din neden devlete müdahale edemiyor? Bu nasıl laikliktir? Bu nasıl mantıktır ?”
***
Büyük laflar...
Beylik laflar ediyor Sarıdoğan...
Aklınca zeki kıyaslamalar yapıyor...
Kendince dalga geçiyor: “Laiklik dediğiniz şey yenilir, içilir bir şey midir” diyor.
Sarıdoğan laik olmayan bir ülke özlemiyle yanıyor olabilir, fakat herkesin böyle olmasını beklemesin.
Laiklik denen şey olmazsa, bu ülke bir din devleti olsa, emin olun yediğiniz içtiğiniz şeylere bile birileri karışır.
Örnek mi; midye yemek yasaklanır örneğin...
Ya da her yerde içki satılmaz. İçmek yasaklanır.
İçkili barlar, restoranlar kapatılır.
Daha birçok şey yazabiliriz.
Veya Afganistan'da olduğu gibi din adına bazı tarihi eserlerin dibine dinamitler yerleştirilebilir.
Varlıklarıyla yoklukları belli olmayan burkalı kadınlar Afganistan'da olduğu gibi erkekler tarafından sopalarla kovalanabilir...
Anlayacağınız laiklik öyle kolayca küçümsenecek bir konu değildir.
Yenilir içilir bir şey değildir fakat, laiklik olmazsa yediğine de karışırlar, içtiğine de, giydiğine de...
***
Sarıdoğan'ın ikinci incisi ise: “Laiklik din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması ise, neden devlet din işlerine müdahele ediyormuş. Din neden devlet işlerine müdahale edemiyormuş...”
“Bu konuyu bir ulemaya danışalım” isterseniz!
Sayın Sarıdoğan din işlerine, devlet müdahale etmezse, buna ilişkin düzenlemeleri yapmazsa kim yapacak?
Türkiye'deki 80 bin cami imamının maaşını siz mi ödeyeceksiniz?
İsterseniz bu görevi sizin dahil olduğunuz Saadet Partisi'ne versinler!
Peki, dinin devlet işlerine nasıl müdahale etmesini isterseniz?
Ya da dini kimin, hangi kurumun üzerinde somutluyorsunuz ki, devlete müdahale etmesini bekliyorsunuz?
Sizce dinin temsicisi kim?
Bu ülkenin Hristiyan, Yahudi veya diğer dinlerden olan yurttaşları sizin taleplerinizin aynısını isterse ne yapacaksınız?
Birilerinin politikasını “laiklik elden gidiyor” üzerine kurması ne kadar yanlışsa, birilerinin de “din elden gidiyor” üzerine kurması o kadar yanlıştır.
…............
Sarıdoğan, laik olmayan bir ülke özlemiyle yanıyor olabilir, fakat herkesin böyle olmasını beklemesin. Laiklik denen şey olmazsa, bu ülke bir din devleti olsa, emin olun yediğiniz, içtiğiniz şeylere bile birileri karışır.