DİREKSİYONU tamamen sola kırma zamanı.
Gerçek sol bir parti gerek.
Ama gerçek sol …
Bunun boşluğu o kadar büyük ki...
Bu ülkenin sağ duyuya değil sol duyuya ihtiyacı var.
Barış için, adalet için, insan hakları için, gelişmek için olmazsa olmaz; sol
Başka bir çözüm ise yok...
Geçtiğimiz gün KYÖD'de gerçekleştirilen yeni sol parti için Kocaeli buluşması toplantısını izledim. SHP, 10 Aralık Hareketi ve Ufuk Uras'la birlikte ÖDP'den kopanların kurmak istedikleri parti konuşuldu.
Evet, Türkiye'de gerçek bir sol parti kurmanın zamanı geldi de geçiyor bile.
Fakat bu hareket gerçek sol bir hareket midir, bu boşluğu doldurabilir mi benim kaygılarım var.
Ama yine de umutları kırmak istemem.
***
Geçtiğimiz Cuma günü Milliyet Gazetesi köşe yazarlarından Ece Temelkuran tam da bu konuya değinmiş ve bu boşluğu çok güzel anlatmıştı.
İşte bu dedim; bir sol parti kurulacaksa ve gerçekten sol olacaksa alsın bu yazıyı okunsunlar.
Temelkuran'ın yazısının bir bölümünü sizlerle paylaşmak istiyorum:
“... Türklükten değil, Anadolu’nun kardeşliğinden; ‘Nişantaşı demokrasisinden değil, yoksullarla zenginlerin eşit vatandaş olduğu bir demokrasiden; ülkenin nominal zenginleşmesinden ve ekonomik büyümeden değil insanların tek tek insan gibi yaşaması idealine dayalı bir ekonomiden; üretim hacminden değil maden işçilerinin ölmeden çalışma hakkından bahseden, ve evet, bunları hep birden söyleyen bir parti... Türkiye, bir siyasi boşlukta. Münazara ve müzakere masalarında konuşan tek bir taraf var. AKP. Öteki taraf ya masadan kalkıp gidiyor, ‘tavır yapıyor’ ya da tek başına öfkelenip, kendi için (!) konuşuyor.
Bizden, yukarıda söz ettiğim bizden bahseden bir parti lazım bize. Yeni Çeltek’te Maden-İş’in Çetin Uygur önderliğinde yaptığı örgütlenme deneyimiyle ‘yeni çocukların’ örgütlenme fikirlerini birleştirebilen bir örgütlenme. Anadolu illerinde CHP’nin haline baka baka kahrolup, eski SHP günlerini özleyen koca bıyıklı adamların özlemleriyle Nişantaşı’nda Taraf gazetesi okuyan kadının demokrasi fikrini bitiştirebilen bir yapı.
Okullarından dandik nedenlerle atılan solcu öğrenciler ile ‘Solcu reklamcıları’ aynı heyecan etrafında birleştirebilecek bir cümle. Diyarbakır’da Bağlar Mahallesi’nde kalaşnikoftan başka bir şey hayal etmesine izin verilmeyen on iki yaşındaki çocukla Maraş’taki trikotaj işçisi genç kızı aynı anda çağırabilecek bir ses. Etiler’de vicdanı sızlayan kadının, kâğıt toplayıcısı adamlarla kendini eşit hissetmekten dolayı onur ve heyecan duyacağı bir çatı. Umut etmeye değil, inat etmeye hep birlikte karar vereceğimiz bir mecra.
Türkiye’deki siyasi boşluk ölümcül bir noktaya gidiyor. Zamanı geldi. Bunun bir çaresine bakmak gerekiyor”
Ben de Ece Temelkuran'ın hislerini paylaşıyorum.
Bunun bir çaresine bakmak lazım.