YAKLAŞIK 2 yıldan bu yana gazeteniz Kocaeli Demokrat'ta iş ve sosyal güvenlik hukukuna ilişkin görüşlerimi siz değerli okuyucularımla paylaşıyorum.
Kişisel olarak sosyal güvenliğin yaygınlaşmasından, toplumun hakkını ve hukukunu öğrenmesinden manevi bir haz alıyorum. Sanıyorum toplumda sosyal güvenliğin önemsenmesinde az da olsa benim de katkılarım olmuştur.
Sosyal Güvenlik Kurumu önce kurumun uygulama birimleri olan sigorta müdürlüklerine hitaben, “Sosyal Güvenlik İl Müdürlüklerinin Ve Sosyal Güvenlik Merkezlerinin Dikkatine!” başlıklı bir duyuru yayınladı. Bu duyuruda, genel sağlık sigortalılarının zorunlu sigortalılıklarının sona erdiği tarihten itibaren 10 gün süreyle genel sağlık sigortasından yararlanacağı açıklandı. Yapılan duyuru ile bugüne kadar zorunlu sigortalılıklarının sona erdiği tarihten itibaren 10 gün+90 gün olmak üzere toplam 100 gün sağlık yardımı verilmesine ilişkin uygulamanın da hatalı olduğu belirtildi.
Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun işsiz kalanların sağlık hizmetinden yararlanma süresini 10 güne düşürmesine gelen tepkiler nedeniyle, sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nın talimatı ile eskiden olduğu gibi 100 gün uygulamasına devam edileceği açıklanmıştır.
Reform yasası olarak çıkan 5510 sayılı kanunun 67. maddesinde sigortalılığı sona erenlerin (işten çıkanların) ne kadar süreyle daha sağlık yardımından yararlanabilecekleri düzenlenmiştir. Buna göre; “60’ ıncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılanlar, zorunlu sigortalıklarının sona erdiği tarihten itibaren 10 gün süreyle genel sağlık sigortasından yararlanır. Bu kişilerin sigortalılık niteliğini yitirdikleri tarihten geriye doğru bir yıl içinde 90 günlük zorunlu sigortalılıkları varsa, sigortalılık niteliğini yitirdikleri tarihten itibaren 90 gün süreyle zorunlu sigortalılıklarından sonraki genel sağlık sigortalılıklarından dolayı prim borcu olup olmadığına bakılmaksızın bakmakla yükümlü olduğu kişiler dâhil sağlık hizmetlerinden yararlandırılırlar” şeklinde düzenlenmiştir.
Buna göre zorunlu sigortalılığı sona erenlerin 10 gün daha sigortalılık nitelikleri devam edecek olup, bu 10 günlük süreden sonra da sigortalılık niteliğini yitirdikleri tarihten geriye doğru bir yıl içinde 90 günlük zorunlu sigortalılıkları varsa, sigortalılık niteliğini yitirdikleri tarihten itibaren 90 gün süreyle sağlık yardımlarından yararlandırılmaları gerekmektedir.
Kalın sağlıcakla…
Uzmanınız Recep Akçakaya sorularınızı yanıtlıyor
Yurtdışında yüksek öğrenim gören çocuklar sağlık sigortasından yararlanır
Soru; Sayın Recep Akçakaya... Benim 1989 doğumlu oğlum yurtdışında yüksek öğrenim görmektedir. Oğlumun MEB’den yurtdışında okuyan öğrenciler için özel tanınma ve takip fişi var. Her yıl üniversiteden alacağı okula devamlılık belgesiyle 25 yaşını dolduruncaya kadar Türkiye’de geçerli olmak üzere SGK’ya kaydettirebilir miyim? Açıklarsanız sevinirim. Halise DÜZGÜN
Cevap; Sayın okurum, 5510 sayılı SSGSS Kanunu'na göre, genel sağlık sigortalısının, sigortalı sayılmayan veya isteğe bağlı sigortalı olmayan, kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olan ve yüksek öğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurmamış ve evli olmayan çocukları, bakmakla yükümlü olduğu kişi sayılıyor.
Yasada, yüksek öğrenimin devlet veya vakıf yüksek öğretim kurumunda, Türkiye veya yabancı bir ülkedeki yüksek öğrenim kurumunda yapılmasına ilişkin herhangi bir ayrım veya sınırlama bulunmuyor.
Oğlunuz tatile gelirken okuldan alacağı ve Eğitim Ataşeliğine onaylatacağı öğrenci belgesi ile SGK'dan aktivasyon işlemini yaptırarak, bakmakla yükümlü olduğunuz kişi olarak 25 yaşını dolduruncaya kadar sağlık hizmeti alabilir.
*****
Evlenen kadın işçi kıdem tazminatı alır
Soru; Sayın Akçakaya, ben 2003 yılından beri çalıştığım işyerinden evlilik sebebi ile ayrılacağım ancak işyerinden evlendikten sonra ayrılmak istiyorum. Evlilik nedeniyle ayrıldığımda kıdem tazminatı alabilir miyim? Açıklarsanız sevinirim. S. KOCAOĞLU
Cevap; Değerli okurum, kimlere kıdem tazminatı ödeneceği hususu 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinin (e) bendinde düzenlenmiştir. Kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi rızası ile iş sözleşmesini sona erdirmesi durumunda da kıdem tazminatına hak kazanılacağı hükme bağlanmıştır. Yani, aynı işyerinde veya aynı işverene ait işyerlerinde bir yıldan fazla kıdemi olan kadın işçiler evlendikleri tarihten itibaren bir yıl içinde iş sözleşmesini evlilik nedeniyle feshetmeleri halinde kıdem tazminatına hak kazanmaktadırlar. İş akdi devam eden kadın işçinin evlenmesi halinde, bir yıl içinde evlendiğini belirterek işverenden kıdem tazminatını istemesi gerekmektedir. Evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde iş sözleşmesinin feshedilmemesi ve işverenden kıdem tazminatı istenmemesi halinde işçinin bu hakkı kaybolmaktadır.