DEMOKRAT Parti ile Anavatan Partisi birleşti. Uzun yıllardan bu yana yaşanan ayrılık bu birleşme ile sona erdi. Önce genel merkez kendine çeki düzen vermeye başladı. Yılların tecrübesi Hüsamettin Cindoruk, işin başında. Herkes bu birleşimin nasıl bir şekilde sonuç getireceğini merak ediyor. Ancak kişisel egolardan arındırılmış bir Demokrat Parti'ye her zaman Türk siyasetinde ihtiyaç vardır. Burası açık.
Kişisel egodan söz ediyorum. Çünkü bu ego tatmini Kocaeli teşkilatlarında bariz bir şekilde ortada. Tamam, DP-ANAP birleşimi tamamlandı, ancak bu il ve ilçe teşkilatlarında ister istemez fikir ayrılıklarına sebep olmuş gibi. Yani en baskını hangisi çıkacak. Özal'ın talebeleri olan ANAP'lılar mı, yoksa ANAP'ı bünyesine kabul eden Demokrat Partililer mi...
Ciddi bir liderlik savaşı var bu birleşimin temelinde.
Her kafadan farklı farklı sesler de çıkıyor Kocaeli teşkilatlarında. Ağızı olanın konuştuğu gibi, parası olan da terör estirebiliyor Kocaeli DP'de. İstediği gibi atını koşturabiliyor. Bu insanlara karşı da şu an için yapılabilecek bir şey yok bana kalırsa. En azından 2011 genel seçim sonuçları ortaya çıkıncaya kadar.
Tabi hal böyle iken Doğru Yol Partisi tabanından gelerek DP'de siyasetine devam edenler gidişattan pek memnun değil. En azından eşit söz hakkı istiyor. Bu partinin kimseye göbekten bağlı olmamasını arzu ediyor. Bunun için de güçlü bir sesin kendilerini desteklemesini bekliyor.
Tüm beklenti eski milletvekili İbrahim Artvinli'nin yeniden partide ağırlığını hissettirmesi yönünde. Fakat Sayın Artvinli, şu an izinli. Bir süre daha siyaset sahnesinde ve dostlarının yanında olamayacak. Ancak günümüzde ahkam kesen, sonradan DP'lilerinin, sonradan Demokratların değil ama, DYP'lilerin ciddi anlamda Artvinli'nin yolunu gözlediklerini söyleyebilirim.
Artık partide önemli bir kesim, Sayın Artvinli'nin yanı sıra, Kazım Dinç gibi partililerin de seslerini daha gür bir şekilde ortaya koymasını istiyor. Tek adamlığa kimsenin izin vermemesini, olması gereken ne ise bunun yerine getirilmesini istiyor.
Yani büyük bir beklenti hakim Demokrat Parti'de. Partinin önemli isimlerini yeniden yanlarında görmek istiyorlar genç nesil. Bakalım bu çok güvenilen insanlar, kendilerine yönelik olarak duyulan beklentiye nasıl bir karşılık verecek. Bekleyip göreceğiz.
----------- ------------
Körfez'deki ulaşım sorunu
öyle bir toplantıyla çözülmez
KÖRFEZ ilçede yaşayan binlerce insanın sosyal yaşamlarında şikayet ettikleri birkaç konu vardır. Mesela gidip, gezebilecekleri, kız arkadaşı veya ailesiyle vakit geçirebileceği bir sineması, kalabalığın neşe içinde hareket ederek keyiflenebileceği bir mekan eksikliği her zaman duyulmuştur.
Tabi aynı zamanda alışveriş yapabileceği bir mekan...
Birkaç tane daha eksiklik vardır şikayette bulundukları. En çok da ulaşım konusunda çok şikayet eder Körfez insanı. Türlü türlü dert mektupları gönderilir Ulaştırma Koordinasyon Merkezi'ne. Kimisi dikkate alınmaz, kimisi ise artık bıçağın kemiğe dayandığı misali hemen tepki görür. Söz konusu yanlışlık bir ceza uygulaması ile karşılık bulur.
Ancak her nedense bu ulaşım sorununun hiçbir zaman temeline inilmez. Bazen toplantılar yaparlar ve konuyu ele alırlar. Pardon masaya yatırırlar...
Yanlış anlamayın, konuşurlar yani. Tartışırlar kendilerince. Sorunlar ortaya konulur ve çözüm yolları aranır. Geçtiğimiz gün de bu toplantılardan birisi yapılmış. Tabi sıkıntı büyük. Gerçekten büyük. Mahkemelik olayları mı dersiniz, yoksa yaşanan anlaşmazlıkları mı, hepsi bu toplantıda konuşulmuş. Genelde söylenenler tavsiye kararı niteliğinde.
Yani; “Şöyle yaparsak daha güzel olur” tarzında. Peki sonuç...
Sonuç şimdilik yok. Ancak Başkan Pehlivan'ın tespitleri yerinde. Kısacası yapılabilecekler belli en azından. Ancak bu kooperatifçi yapısı öyle durdan duraktan anlamaz gibime geliyor. Özellikle kazanılmış bir hak varsa ve sonrasında bu konu mahkemeye kadar gitmişse sonuna kadar mücadele edecektir.
Özellikle 10 ve 108 nolu kooperatifler arasındaki sürtüşme ciddi anlamda gerginliğe neden oluyor. Bu konu bir an önce çözüme kavuşmalı. Ancak çözen makam mahkeme olmamalı. Zira daha önce de alınmış birçok yargı kararı var. Bu kararlar çözüm olmadı. Sorunun temelindeki kişi ve kurumların birbirlerini muhatap almaları sorunun çözümü için tek geçerli yol olacaktır.
UKOME yetkilisi de sadece sorunları gündeme getirmiş toplantıda. İstanbul'la Kocaeli'ni kıyaslamış. Aklı sıra “Biz daha iyi durumdayız. Bakın; daha çok aracımız var” diyecek ya... Kişileri memnun eden ve günü kurtaran bir edebiyatı tercih etmiş.
Sayın Kumbar, size tek şey söylenebilir. Eğer kendinize, yaptıklarınıza o kadar çok güveniyorsanız, bu anlattıklarınızı Tütünçiftlik'te sıradan vatandaşın çoğunlukta olduğu bir kıraathanede söyleyin. Bakın size nasıl cevaplar veriyorlar.
Kaçacak delik ararsınız...