KÖRFEZ ilçede bir viyadük problemidir gider. Büyük tartışmalara sebep olmuş durumda bu sorun. İktidar namzetinde siyasi irade her ne kadar viyadüğün kaldırılacağını söylese ve buna göre insanları bilgilendirmeye çalışsa da, bu çalışma pek öyle kolay olmayacak gibime geliyor. Herşeyden önce maliyeti çok fazla. Devletin malı da deniz olmadığına göre eldeki şartlar doğrultusunda hareket etmeliyiz mantığını anlarım...
Ancak hal böyle olsa bile, dikkat çeken başka bir nokta var bana kalırsa. Neticede bu inşaatın maliyeti üç aşağı beş yukarı belliydi. Yani çok yüksek bir maliyetle viyadüğün kaldırılıp, ilçeye bir meydan kazandırılabileceği belliydi. O zaman hangi akla hizmet bu işin hemen yapalacağı sözü verildi? Hangi mantıkla insanlar ümitlendirildi, birçok toplantılar ve yığınla açıklamalar yapıldı? Bunun mutlaka bir açıklamasının olması gerekiyor.
Tabi biz cevabı Körfez Belediyesi yönetiminden beklerken, savunma AK Partililerden geldi. İlçe başkanı Engin Koyun, önceki gün yönetimini toplamış ve gündemi değerlendirmiş. Demokratik açılım, yapılan çalışmalar gibi konuları bir güzel partililere anlattıktan sonra konu viyadüğe gelmiş. Fakat Engin Bey toplantı sırasında benim kesinlikle kabul edemeyeceğim bir söz söyleyerek, topu yine AK Parti'den önce belediyeyi ellerinde bulunduran MHP'ye yollamış...
Sayın Koyun, konuştuğu cümleleri seçerken bence daha dikkatli davranmalı. Engin Başkan'a göre Büyükşehir Belediyesi, bu önemli projeyi, başka siyasi parti temsilcileri -MHP'yi kastediyor- “Biz yaptık bunlar yıktı demesinler” diye Büyükşehir'in temkinli davrandığını ima ediyor. Yani dolaylı olarak konuya ve Engin Koyun'un söylediklerine bakacak olursak, yapımı nedeniyle çokça eleştirilen MHP'yi, viyadüğün yıkılmamasından da sorumlu tutuyor.
Tabi, işin kolayı bulunmuş. Vurun abalıya... Kaçak güreşmenin de bir adabı vardır Sayın Koyun. Kimse, Körfez ilçede 1999-2004 yılları arasında ve Erhan Yenilmez başkanlığındaki MHP dönemini, olumlu bakılabilecek bazı üzel işlere rağmen aman aman başarılı bulmuyor. Burası ayrı. Ancak neden Yenilmez ve MHP'liler Büyükşehir Belediyesi üzerinde bu kadar psikolojik baskı oluşturmuş olsun. Viyadüğün kaldırılmaması tamamıyla Büyükşehir'in parası sıkıntısı çekmesi ve Körfez Belediyesi yetkilileri ile AK Partililerin bu konuda çok etkili olamamalarıdır.
Zaten danışma meclisinde belediye başkanı Yunus Pehlivan'ın viyadüğü gündemine alması ve, “Kesinlikle yapılacak” sözü, aslında hem bir yerlere gereken bir mesaj ve hem de verilen sözün yerine getirilememesinin mahcupluğudur.
Unutulmamalı. Viyadüğün kaldırılması ile ilgili olarak 2010 yılı tasarlanıyor ve buna göre planlar yapılıyordu. Birçok kişi gereken sözler bu yönde verildi. Herhalde bu sözü vermedik diyemezler. Demezler herhalde. Zira viyadüğün kaldırılmamasının MHP'ye mal edilmesi ciddi anlamda hata ve üzerinde düşünülmesi gerekin bir konu olduğunu düşünüyorum.
Kısacası bu viyadük meselesi daha uzun süre gündemde yer alır bana kalırsa. Gerek ilçedeki siyasi otorite ve gerekse de konunun en önemli takipçisi olan kurumlar, mevzuu sürekli gündeme getireceklerdir. Bu da AK Partililer ve Körfez Belediyesi yönetimine ciddi anlamda bir tepki anlamını taşıyacaktır...
-------- ---------
Sarıdoğan'ın olumlu yapısı
SP'yi Körfez'de önemli kılıyor
MALUM genel seçim süreci yaklaşıyor. Tüm siyasi partiler oldukça yoğun bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor. Siyasetin en hareketli olduğu bölge olan Körfez ilçedeki siyasi partiler de de hareketlik yaşanıyor doğal olarak.
İktidara namzet partiler arasında yer alan Saadet Partisi de önemli bir yapılanmanın içinde. Recep Sarıdoğan'ın ilçe başkanlığını almasından sonra önce kendini toparlayan ve ardından yaptığı ziyaretlerle adından söz ettirmeye başlayan Körfez SP'liler, tabiri yerinde ise kapı kapı dolaşıyor.
Recep Sarıdoğan'ın şimdiye kadarki performansı genel olarak iyi diyebileceğimiz ölçüde. Daha önce kendisine yönelik yaptığım bir eleştiriden yearinde bir mana çıkarmış olacak ki, kendisi bana döndü ve birçok konuda haklı olduğumu dile getirdi.
İşte benim olmasını istediğim siyasetçi tipi böyle bir şey. Yani olumlu işlerin yanı sıra hata da yapsa bunu kabul edebilmeli ve bir daha tekrarlanmaması için çaba gösterebilmeli. Neticede kullanılan söz bir hatırlatma niteliğinde. Fakat bunun dışında Sayın Sarıdoğan'ın ciddi anlamda çalışmalarında bir hareketlilik sezinliyorum. Genel merkezlerinin başarısı biraz da onların çabası ile doğru orantılı. Yani onlar ne kadar başarılı olursa, Saadet Partisi de o kadar kendini hissettirebilir.
Ben açıkçası, Prof. Dr. Numan Kurtulmuş'un Türkiye için önemli bir siyasi aktör olacağını zannediyorum. Yeter ki, teşkilatları genel başkanlarını ve siyasetini iyi pazarlayabilsinler...