GEÇTİĞİMİZ günlerde Saadet Partisi Gebze ilçe Başkanı Recep Kaya'nın bir açıklaması oldu. Gazetelerde de geniş bir şekilde yer buldu bu açıklama. Sayın başkanın sözlerini dikkatlice okudum. En çok dikkatimi çeken bir ifadesi var Sevgili başkanın. O da ilçe belediye başkanlarına yönelik genel bir eleştirisiydi.
Sayın Kaya'nın ifadelerine göre ilçelerimizdeki seçilmiş belediye başkanları görevlerini layıkıyla yerine getiremiyor. Bunun çeşitli sebepleri olabilir, ancak Recep Bey'in bir ifadesi hem hoşuma gitti ve hem de olayı açıklar nitelikte olduğu için gündeme getirmeyi vazife saydım.
Evet, ilçelerde görevli belediye başkanları, Büyükşehir Yasası ile birlikte son derece dar yetkilerle başkanlıklarını yapmak zorunda kaldılar. Ellerinden önemli yetkiler alındı. Yani Kocaeli Büyükşehir öncesindeki yapı ile şimdiki durum arasında çok büyük farklılıklar, hatta uçurum var. Fakat bu durumu galiba ilimizdeki ilçe belediye başkanları bir parça kullanıyor.
Sevgili Recep Kaya başkanın bir ifade var. Şuyle diyor sayın başkan. “İlçe belediye başkanları Büyükşehir Belediyesi'nin yaptığı çalışmaları sahiplenerek, halka kendilerini sevdirmenin gayreti içindeler. Projelerde bir aksama, problem yaşanırsa da topu hemen Büyükşehir'e atıyorlar...”
İşte bu söz çok doğru. Herşeyi en başından sonuna kadar net bir şekilde açıklayan, tüm gerçekleri ortaya koyan bir ifade. Gerçeklik payı çok fazla.
İlçelerimizin belediye başkanları gerçekten çok tembel. Herşeylerini, tüm umutlarını Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu'nun iki dudağının arasından çıkacak kelimelere bağlamış durumdalar. Bazı isimler hariç ilçe belediyelerinin önemli bir bölümü, görev ve sorumluluklarını layıkıyla yerine getiremiyor. Büyükşehir Belediyesi, ilçede ne hizmet yapıyorsa, o işi sahiplenerek, zamanlarını doldurmak ve vakit geçirme hesapları yapıyorlar.
Bu sosyal açıdan da böyle. Derince Belediye Başkanı hariç, hangi belediye başkanını, Karaosmanoğlu yanında olmadan sabah yürüyüşlerinde görürsünüz. Üstelik o kadar insanla birlikte, sporu ve sağlıklı yaşamı teşvik ederek. Seçim beyannamelerinde bile Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediye başkan adaylarının aynı ifadeleri kullandığını görürsünüz. Dolayısıyla ilçe belediye başkanlarının proje üretemedikleri, hadi üretmiyş olsalar bile Büyükşehir'den destur istedikleri kesindir.
Bu durumun dışında hareket eden bir isim vardı. O da partisi tarafından yeniden aday gösterilmedi. Belki de bağımlılık kelimesini sevmediğinden dolayıdır. Ortaya koyduğu projelerin yapılabilirlik oranı düşük gibi görünse de, O kendine güveniyordu. Fakat olmadı. Kocaeli önemli bir yerel yöneticisini şimdi çok farklı bir alanda değerlendirmek zorunda kaldı.
Neticede ilçe belediye başkanları bugünkü durumlarından daha fazla üretmeden, Büyükşehir'in bir şubesi oldukları inancından kurtulmadan hizmet düşüncesini çok fazla gündemlerine alamazlar gibime geliyor. Bu açıdan bakıldığında belediye başkanları farklılıklarını ortaya koymalı ve ilçesine hizmet edebilmeyi öncelik saymalıdır. Aksi halde çok fazla güvenilirlikleri kalmayacaktır.
----------- -----------
Kocaelispor'un işi
neredeyse çıkmaza girdi
KOCAELİSPOR, Türkiye'nin en önemli kulüplerinden birisidir. Öyle ki, Türkiye Kupası'nı önce Trabzon ve Beşiktaş'ı oynanan finallerde geçerek iki kez müzesine götürmüştür. Süper Lig tecrübesi çok fazladır. Ülkemizi Avrupa kupalarında temsil etmiştir. Kısacası türk futbol tarihinde saygın bir yere sahiptir.
Bu tarihi başarılarla dolu olan Kocaelispor, şimdi adeta varlık içinde yokluk çekiyor. Türkiye'nin en zengin vilayetinde adeta sefilleri oynuyor. Sanayisi ile ülkenin gözbebeği Kocaeli, bütün bir Türkiye'ye bakan, para basan Kocaeli, bir Kocaelispor'una sahip çıkamıyor. Sonra canlı yayınlarda para dilenilerek kulübün içinde bulunduğu çıkması sağlanmak isteniyor.
Şayet bu şekilde devam edilirse, Kocaelispor için artık Cuma ve Bayram namazlarında cami çıkışı kutu bile açılır. Sokaklardaki dilenciler artık paraları Kocaelispor için ister. İş bu vaziyete kadar geldi, ya da gelmek üzere...
Fakat bu kentin dinamiklerinin artık devreye girme vakti geldi. Bu iş anlaşıldı, acil lazım olan para dışında maddi getirilerle günü kuntarma çabalarıyla devam edemeyecek. O yüzden kurumsallaşma, kulübü kendi yağı ile kavrulabilme duruma getirilmesi lazım. Altyapının başına örnek bir adam getirilmeli. Kendi futbolcusunu üretip, Türkiye piyasasına sunabilmeli. Yetiştirdiği futbolcusundan paralar kazanabilmeli. Şirketleşme acil olarak tamamlanarak, kulüp halka mal edilmeli.
Ve kurumsallaşma deyince aklınıza ne geliyorsa, zamanında düşünceler hayata geçirilmeli. İşte o zaman Kocaelispor sıkıntılarından kurtulur. En azından uzunca bir süre kazanır.
Fakat bunun için galiba ikna edilmesi gereken insanlar mevcut. Kulüp daha fazla şahsi emellere kurban edilmeden, gereken yapılmalı ve kentin en büyük siyasi hareketinin sonucu olan Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde Kocaeli sanayisi artık kulübüne sahip çıkmalı...