KÖRFEZ ilçede bir süreden bu yana gündemde bulunan YARPAŞ'taki işçilerin birikmiş alacaklarına yönelik sıkıntılar sürüyor. Personelin yeni yıla alacaklarının en azından belirli bir bölümünün ödenmesi konusundaki ümitleri beklenildiği gibi sonuç vermedi. Yani paralar ödenmedi. İşçiler yine bir başka baharı beklemek zorunda bırakıldı...
Bu duruma Belediye-İş Sendikası yöneticileri bir açıklama ile tepkilerini gösterdiler. Musa Yüksel'in “Ödenecek” sözünün ardından Yunus Pehlivan'ın “Para yok” ifadesi akılları karıştırsa da, işçiler hem sendika ve hem de belediye yönetiminin kendilerinin bu mağduriyetinin giderilmesi için adım atmasını, sorunun çözümü için ortak bir noktada buluşmasını istiyor. Neticede sendika ve belediye yöneticileri değil, olumsuzluklardan ilk olarak işçiler etkileniyor.
Hükümetin bindirdiği zamları da düşünecek olursak, işçilerin sorunları bir an önce çözülmeli mantığı çok ama çok ağır basıyor.
Tabi bu durum işin rutin edebiyat kısmı. Zira herkes sorunsuz bir yönetim ve aksamaya uğramadan işçilerin haklarının verilmesini ister. Alınlarındaki ter kurumadan...
Fakat ben bugün başka bir olaya dikkat çekmek istiyorum...
Belediye-İş ve Hizmet-İş sendikaları arasındaki sorunlar herkesçe malumdur. Ciddi bir rekabet yaşanır iki sendika arasında. Her ne kadar Büyükşehir Belediyesi ve İSU'da yetkiyi ele geçiren Hizmet-İş bir adım önde görünse de, Kartepe ve bazı belediyeleri elinde bulundurmasıyla da Belediye-İş Sendikası, hala varlığını ilimizde koruyor.
Siyaset tabii ki sendikal değişiklikleri de etkiliyor, burası doğrudur. İşçilerin pek öyle özgür iradeleriyle hareket etmedikleri net bir olaydır.
Fakat bana gelen bir bilgiye göre Hizmet-İş Sendikası yöneticileri, YARPAŞ'ta yaşanan işçilerin alacaklarına yönelik sıkıntıyı yakından takip ediyorlarmış. Bu duruma inanın hiç şaşırmadım. Zira iki sendika arasındaki büyük çekişme nedeniyle, birbirlerini başarısız gösterme çabası mutlaka olacaktır. Şimdi Belediye-İş'in gücünü hafifletmek isteyen Hizmet-İş, YARPAŞ'tan çıkacak sonuca göre, “İşçi arkadaşlar, bakın bunlar sizin haklarınızı savunamıyor. Bir sonuç elde edemiyor. Bunlar başarısız” diyecek.
Kısacası, Belediye-İş Sendikası, göstereceği tepki ve ortaya çıkacak sonuç itibarıyla, YARPAŞ'daki alacak sorununda somut birşeyler ortaya koymalı. Yani sonuç elde etmeli. İşçilerin var olan mağduriyetleri en azından belirli oranda giderilmeli.
Aksi halde Hizmet-İş'in nefesi sürekli enselerinde olacak...
--------- ----------
Körfez-İzmit hattındaki
ihale yeniden yapılacak mı?
BİLİNDİĞİ gibi, Büyükşehir Yasası sonrasında İzmit Büyükşehir'den, Kocaeli Büyükşehir'e geçildi. Sınırlar genişledi. Gelen bütçe neredeyse 10 misli arttı. Sirmen dönemi ile mukayese dahi edilemeyecek kadar büyük paralar şehrin hesaplarına yatmaya başladı.
Belediye yönetimi de kendince bir takım hizmetler yapmaya çalışıyor işte. Yol, çiçek, lale falan...
Tabi yasa Büyükşehir Belediye Başkanı'na da büyük yetkiler verdi. İbrahim Karaosmanoğlu, belki de birçok bakandan çok daha önemli yetkilere sahip. Öyle ki, ilçe belediye başkanlarına; “Memurlarım” diyebilecek kadar yetkilerle donatılmış durumda. Bütçenin boyutu ise yaşadığımız kent için büyük bir fırsat niteliğinde...
Bu yasa sonrasında ilçe belediyelerinin birçok birimi de Büyükşehir saflarına katıldı. Bunlardan birisi de ulaşım. Fakat Ulaştırma Koordinasyon Merkezi'nin (UKOME) ilk sorumlusu olan zat, öyle bir karıştırdı ki ortalığı, meydanı arap saçına çevirdikten sonra istifa etmek zorunda kaldı. Sonrasında ise sevgili kaymakam geldi. Şimdi ise başka bir isim görevde.
Bu UKOME'nin yaptığı en büyük hatalardan birisini yaptı ve Körfez-İzmit arasındaki 8 ayrı hattı o zamanki para ile 200 milyar+KDV karşılığında SS 10 Nolu Minibüsçüler Kooperatifi'ne sattı. Zaten ihaleye giren başka kimse de olmadı.
Gerçekten kabul edilmeli ki bu büyük bir hata idi. Sonrasında gelen şikayetler... Araçların tıka basa dolması, şoförlerle yolcular arasındaki münakaşalar, yolculara karşılık, “Beğenmiyorsan taksiyle git” tarzında söylenen ilginç sözler gibi şikayetlerin ardı ardına gelmesi UKOME'yi gerçekten çok zor durumda bıraktı. Bir keresinde telefonla görüştüğüm bir yetkilisi, bana, “Bu deneme yanılma yöntemiydi. İhale büyük oranda tekrarlanmayacak” diye bir söz söylemişti. Bu cümleyi kuran kişinin ismini gerekirse burada belirtebilirim.
Fakat buna rağmen sürenin dolmasına henüz 5 yıl olmasına rağmen şimdiden ihale için girişimlerin başladığı yolunda kulağımıza iddialar geliyor. Kooperatif yönetiminin de bu yönde bir beklentisi olduğunu duydum.
Unutulmamalı ki, yerel yönetimlerde, kamu hizmetlerinde, devlet, önceliği kasasına değil, sorumluluğundaki insanların rahatlığına vermek zorunda. Yani kara değil, hizmete öncelik verecek. Doğru olanı bu. Şayet belediyenin cebine 3-5 kuruş daha girecek diye böyle bir hatada diretilirse, çok büyük bir yanlış yapılmış olur.
Daha 5 yıl var, şöyle bir hatırlatayım dedim...