KÖRFEZ Belediyesi ile ilgili olarak zaman zaman şikayetler gelir.
Kimisi çöplerinin alınmadığından dertlidir, kimisi yolların bozuk olduğundan, kimisi de "Bize iş sözü vermişlerdi. Şimdi aramıyorlar bile" gibi sitemlerle yerel yöneticileri hedef tahtasına koyarlar...
Yukarı Hereke bölgesinde yaşanan problemleri ise zaten bu sütunlardan daha önce gündeme getirmiştim...
Şimdi ise daha farklı bir sorun gündeme geldi.
İlçede yaşayan Şenol Kütük isimli bir vatandaş, yaptığı açıklama ile öyle kolay kolay kabullenilemeyecek bir iddiada bulunmuş...
Körfez ilçe menşeili haberleri ile bilinen belirtiyorum.com haber sitesindeki içeriğe göre, bu Şenol Kütük isimli şahıs, belediyenin Ruhsat Servisi'ne gidip de, işlemini yapmak için beklemeye başlamış. Bu sırada bir türlü kimsenin kendisi ile ilgilenmediğini görünce, önce çevresini bir kolaçan etmiş. Daha sonra ise tüm personelin bilgisayar başında iş yaptığını görünce merak edip yanlarına gitmiş.
İşte burada gördüğü manzara Şenol Kütük'ü çok sinirlendirmiş...
Çünkü; bilgisayar başında iş yaptığını düşündüğü servis çalışanlarının oyun oynadıklarını görünce, sesini de yükselterek tüm personele öfkelenmiş ve tepkisini dile getirmiş...
Haliyle bu andan sonra da işler yoluna girmiş. Çünkü belediye personeli tepkinin ardından Şenol Kütük'ün işini çok kısa sürede çözmüş...
Olay bundan ibaret...
Şenol Bey'in başına gelenler olaylarla kim karşılaşacak olsa inanın çok sinirlenir.
Öncelikle şurada anlaşalım. Belediyeler, ilçe halkına hizmet edilen önemli kurumlardır. Dolayısıyla buralarda görev yapacak olan personel de bir o kadar sorumluluk sahibi insanlardan oluşmaktadır. En azından oluşması gerekir. İşler yapılırken yaşanacak en küçük bir laubalilik ciddi sorunlara sebep olabilir. Kısacası burada görev yapan kişiler belirli bir ciddiyetle, devletin malının deniz olmadığını düşünerek işlerine yapmak zorundadır.
Bu görüşlerimde herhalde herkesle hemfikirizdir...
Ancak gelin görün ki, Şenol Bey'in yaşadıkları pek de izahı makbul ve mümkün olmayan bir hadisedir. Olayın gerçek olup olmadığı hususunu geçiyorum. Çünkü, iddia bile olsa, bir kamu kurumunun bu şekilde gündeme gelmesi kabul edilebilecek bir olay değildir. Yapılması gereken iş dururken, bilgisayar başında zaman geçirmenin nasıl bir mantıklı açıklaması olabilir ki...
Üstelik bizlere ulaşan sorunlar bu anlattığım hadise ile de sınırlı değil. Belirtilen bir diğer eksiklik de, muhtarlarla belediye yönetimi arasındaki tepkileşmeler...
Bazı muhtarların Körfez Belediyesi ile arasının açık olduğu ilçedeki geniş bir kesim tarafından, bilinir, yazılır, çizilir. Yapılan birçok toplantıya bu muhtarlar katılmıyor.
Gerekçe ise mahallelerine layıkı ile hizmetin ulaştırılamaması.
Burası da hassas bir konu. Yerel yöneticiler ile muhtarlarının aralarının açık olması da sadece ve sadece oralardaki vatandaşa olumsuz yansır. Şayet muhtarlar ve belediye başkanı arasına kara kedi girecek olursa ve bunun neticesinde insanlar sıkıntı yaşarsa, inanın ki bedelini sadece başkan ya da sadece muhtar ödemez...
Millet nezdinde gereken ne ise o yapılır...
--------- ----------
O zaman ucuzluğa fırınlar başlasın
FIRINCILAR Odası Başkanı Ali Sarı bir açıklama yapmış ve demiş ki; "Kocaeli pahalı bir kent. Bu yüzden ekmek de pahalı..."
Bu sözün neresini tutsak da elimizde kalmasa.
CHP'liler bir kampanya başlattı ya, ona sinirlendi herhalde Sayın Sarı...
Kocaeli'nin pahalı bir kent olmasının sorumlusu sanki vatandaşmış gibi gösterilerek, "Elbiseyi pahalıya alıyorsanız, ekmek de ucuz olmaz" mantığı ile savunmaya geçilirse problem daha da büyür.
Burada Ali Sarı'ya yakışan şudur: "Biz pahalı satmayacağız" demek ucuzluğun da başlangıcı olacaktır...
Öyle ya... Madem pahalı bir kent Kocaeli, madem halk da bu pahalılıktan şikayetçi, o zaman birileri ön ayak olsun da millet de alacağını ucuz ucuz alsın.
"Onlar pahalı ise bizde pahalıyız" sözüne sığınarak, bir fırıncının ayakkabı satıcısı ya da bir oto galeri ile sahte ve gereksiz bir rekabet içine girmesi kabul edilebilir değildir. Bu noktada Ali Sarı'nın dilinin sürçtüğünü ve bu yanlışı ile de maksadını kesinlikle aştığını düşünüyorum.